KOSOVA TARIHI

Müslüman Kosova'nin
dünü ve bugünü

I. Cografi arkaplan

Kosova Cumhuriyeti Dogu Avrupa'da istikrarsiz Balkanlarin istikrarsiz bir bölgesidir. Kosova, kuzeydogudan Sirbistan, kuzeybatidan Sancak ve Karadag, güneyden Arnavutluk, güneydogudan da Makedonya ile çevrilidir.

Osmanli devleti döneminde (Kosova) bölgesi Arnavutluk'u olusturan en büyük vilayetlerden birisiydi. Bu vilayet, 1787-1945 yillari arasinda Sirbistan ve Karadag'in isgal ettigi dört vilayet arasindaydi. Tarihi Kosova bölgesi, Sirbistan, Makedonya ve Kardag arasinda bölünmüs, en büyük pay Sirbistan'a verilmistir. Iste bugün Kosova denilen bölge aslinda tarihi Kosova vilayetinin Sirbistan'a verilen kismidir.

Bugün Kosova'nin yüzölçümü 10.877 km2 ve nüfusu 2.234.000 olup nüfusun 93 %'ü müslümandir. Geriye kalanlarin çogunlugu Sirp asillidir. Müslüman nüfusun 90 %'u ise Arnavut kökenlidir.

Bugünkü Kosova'nin baskenti Pristina'dir. Osmanli döneminde baskent önce Prizren sonra Pristina sonra da Üsküp olmustur. Üsküp bugün Makedonya'nin baskentidir. Bugün Üsküp'te yasayan Arnavutlarin nüfusu Arnavutluk'un baskenti Arnavutlardan daha fazladir.

Yugoslavya'nin siyasi yapisi 1974'te yeniden düzenlenmis ve alti cumhuriyet'ten olusmustur: Sirbistan, Hirvatistan, Bosna-Hersek, Makedonya, Slovenya ve Karadag. Özerk olan Voyvodina ve Kosova bölgeleri ise Sirbistan'in kontrolüne birakilmistir. Bu cumhuriyetlerin tümü federal bir devleti olusturmustur.

II. Tarihi arkaplan

  1. Osmanlilardan önce: M.Ö. 300 yillarinda Kosova Balkanlarda bagimsiz bir bölge olarak ortaya çikmistir. Bundan sonra Romalilarin isgali gelmis onlardan sonra 14. yy.'da Osmanlilar bölgeye hakim olmuslardir. Bölgeye Islam sinirli bir biçimde de olsa Osmanlilardan önce iktisadi ve diplomatik iliskiler yoluyla girmistir.

  2. Osmanlilar: Osmanlilar, 1389'da Sirplara ve Avrupali müttefiklerine karsi kazandiklari meshur Kosova savasindan sonra bölgeye tamamiyla hakim olmuslardir. Kosova Arnavutluk'un dört büyük bölgesinden biri olmustur. Osmanlilar zamaninda bir istikrar ve ilerleme dönemi yasanmis hemen hemen bütün Arnavutlar Islami kabul etmislerdir. Bu durum Osmanli devletinin yikilisina yol açan olaylara dek önemli bir degisiklige ugramamistir.

  3. Berlin konferansi (1878): Çirkin Berlin konferansi Kosova'nin büyük bir kismini Sirbistan ve Karadag'a havale etmistir. Bu karar, konferanstan önce baslamis olan etnik temizlik hareketini hizlandirmistir. Nis, Leskovik ve Toplika gibi sehirlerin nüfusu Türkiye'ye göç etmeye zorlanmislardir. Bugün bu sehirlerde yasayan hemen hemen hiç Müslüman Arnavut bulunmamaktadir.

  4. Londra sefirler toplantisi (1913): Bu toplantida Balkanlarin haritasi yeniden çizilmistir. Osmanlilara karsi giristikleri saldirilar karsiliginda Sirplara Kosova bir hediye gibi verilmistir. Sirplarin msülüman Arnavutlara yaptiklari zulümler neticesinde büyük kitleler Türkiye'Ye daha az miktarda da Suriye'ye göç etmislerdir. Kosova'dan disariya ilk islami hicret dalgasi böyle baslamistir. Bu durum, Nazi (Alman fasistler, M.K.) isgaline karsi Sirplarin ve Müslümanlarin birlikte savastiklari 2. dünya savasina degin sürmüstür.

  5. Ikinci dünya savasi: II. dünya savasi Kosova'nin tarihinde bir dönemeç olmustur. Savastan önce komunist fikirler Yugoslavya'da belirli çevrelerde etkili olmustur. Komnistler Nazi isgaline karsi önemli rol oynamislar, bu yüzde de savastan sonra prtaya çikan siyasi boslugu doldurmayi firsat bilmislerdir. Böylece sosyalist Yugoslavya dogmustur.

  6. Sosyalist Yugoslavya'nin kurulusunda sonra Kosova: Müslümanlar yapilan zulümler yine devam etmis ve bir Türkiye'ye göç dalgasi daha baslamistir. Bu durum 1950'lerin ortalarina dek, özellikle Tito'nun Sirp lider Alexandr Randoviç'i devirmesine kadar sümüstür.1968'de yapilan gösteriler sirasinda Müslümanlara yapilan zulümler doruguna ulasmistir. Bu gösteilerin asil sebebi Kosova'da hiçbir üniversite'nin bulunmamasi ve halkin 90 %'i Arnavutça konusmasina ragmen okullarda zorla Sirpça egitim verilmesidir. Tahmin edildigi gibi gösteriler Sirp ordusunun müdahalesiyle vahsice bastirilmis, olaylari yönlendirenlerin tümü ve göstericilerin birçogu tutuklanmistir. Burada hiç mahkemeye çikarilmadan yapilan ayirimci tutuklama islemlerinden söz etmeye gerek yoktur. Ancak bu dönemde olaylari dünyaya duyurabilecek uluslararasi medya ortada yoktur.

  7. 1974 yili: 1968 gösterileri neticesinde Kosova Sirbistan kontrolünde özerk bir bölge olmustur. Kosova'de gerçekte Kosova halkini temsil etmeyen bir parlamento kurulmus ve Kosova, Federal parlamento'da temsil edilmeye baslanmistir. Pristina Üniversitesi kurulmus bir grup Arnavut düsünür yetismistir. Ancak sonuçta eski sistem az bir iyilestirmeyle devam etmistir.
    11 Mart 1981'de gösteriler tekrar alevlenmistir. Bu sefer istekler Kosova'nin Sirbistan'dan ayrilmasi ve Federal Anayasa'nin da kabul ettigi bir hak olan Kosova'nin Federal Yugoslavya'nin içinde bagimsiz bir cumhuriyet olmasidir. Gösteriler on gün devam etmis ve Sirp ordusunun vahsice saldirisina hedef olan göstericilerden sadece ilk gün 300 kisi öldürülmüstür. Eski sistem yerlestirilmis ve zulüm artarak devam etmistir. Bu olaylarin anisina her 11 Mart 'ta gösteriler yapilmaktadir. Bu gösterilerden sonra geçen on yil içinde tutuklanan veya yargilanan Müslüman sayisi 700.000'i bulmustur ki; bu, 2.234.000 olan tüm nüfusunun 1/3'ü demektir.
    1989'da Slobodan Miloseviç 1974 Federal Anayasasinin güvence altina aldigi Kosova'nin özerklik hakkini iptal etmistir. (Burada daha fazla ayrinti için insan haklari ihlalleri dosyasina bakilabilir). Böylelikle Müslümanlara yapilan zulümler yine artmistir.

  8. Komunizmin yikilisi: Müslümanlar kounizmin yikilisiyla birlikte esmeye baslayan hürriyet ve demokrasi rüzgarlarinin kendilerine de ulasacagini düsünmüsler. Ancak 1989'da Müslümanlar yapilan zulümlerin artmasi ve bir sonraki yilda doruga ulasmasi, komunizmin yikilmasinin Müslümanlara yönelikbaskilarin azalmasinda bir etkisi olmadigini göstermistir.
    1991'de Sirplarin karsi çikmasina ragmen Kosova'da genel seçimler yapilmistir. Bunun neticesinde Kosova parlamentosu olusmustur. 1991'de yapilan refrandumda halkin 99,87 %'si bagimsizlik için oy kullanmis ve Kosova'nin bagimsizligi ilan edilmistir. Kosova'nin bagimsizligini Arnavutluk tanimis, Bosna, Hirvatistan ve Slovenya desteklemistir.Bu seçimler Amerika ve Avrupa'dan 8 heyetce izlenmis ve uluslararasi haber ajanslarindan 82 gazeteci bu seçimlerin haberini dünyaya duyurmustur.

III. Kosova'da Islam'in yayilisi

Kosova'da Islam Osmanlilardan önce sinirli olarak girmistir. Osmanli hakimiyeti yerlestikten sonra Arnavutlarin 90 %'i Islama girmis ve Balkanlarda Müslümanlar ayri bir kimlik olusturmustur. Osmanlilardan önceki tarihlerde yapilan kiliselerin günümüze dek ayakta kalmasi Osmanlilarin adaletinin bir göstergesidir. Sirplarin ve komunistlerin bölgeden Islami tamamen silmek istemelerine ragmen Islam kalmistir. Aksine bu baskilar Islamin yeniden ihyasi için yapilan çalismalara hiz vermis, Makedonya ve Kosova'da canli bir Islami hareketin dogusuna yol açmistir. Kosova'da Islami hareket, "Müslüman Gençler" adiyla kendini duyuran ve Islami hareket açisindan zengin bir geçmise sahip olan Bosna'daki Islami harekete göre yeni bir olgudur.

Bugün Kosova'da çocuk, kadin ve yasli Müslüman Arnavutlarin acimasizca katledildigi esit olmayan bir savas yasanirken dünya bu olaya seyirci kalmaktadir ? Arnavutlarin köyleri ve evleri Sirp toplarinin ve uçaklarinin bombalariyla yikilmaktadir.

Bosna-Hersek'te savas bittikten sonra Sirp kuvvetleri Müslüman Arnavutlarla olan hesaplarini görmek için Kosova'ya hareket etmislerdir. Ancak burada önemli bir noktaya deginmemiz gerekmektedir. Balkanlarda Arnavutlarin durumu Bosnalilarin durumundan farklidir. Arnavutlarin siyasi, stratejik ve sayisal durumlari Bosnalilara benzememektedir. Bosna, Sirbistan ve Hirvatistan'la çevrilidir ve nüfusunun takriben yarisi Sirp ve Hirvattir. Müslüman Bosnaklarin nüfusu sadece 3.000.000'dir. Arnavutlarin ise kendilerine has bir devletleri vardir. Bu devletin yani Arnavutluk'un nüfusu 3.500.000'dir. Nüfusun 75 %'i Müslümandir. Arnavutluk'un Adriyatik denizine bakan uzun bir sahili de vardir. Arnavutluk'un tabii uzantisi olana ve aralarinda suni sinirlar bulunan Kosova'da ise 2.300.000 olan nüfusun 90 %'i Müslüman Arnavuttur. Kosova'nin güneydogusunda bulunan Makedonya'da ise 1.000.000 Müslüman Arnavut yasamaktadir. Yunanistan'da Arnavutluk sinirina yakin bir bölge olan Çamriya'da 500.000, Karadag'da 250.000, Sirbistan'da ise 100.000 Müslüman Arnavut yasamaktadir. Balkanlarda yasayan Müslüman Arnavutlarin toplam nüfusu 7.000.000'u bumaktadir. Balkanlarda Islam bir güç olarak önemleri de bundan kaynaklanmaktadir. Arnavutlarin yasadiklari bu bölgelerin tümü Osmanli döneminde dört vilayette toplanmisti: Kosova, Skodra, Manastir ve Yanya. Ancak, Osmanlilarin Balkanlardan çikmasindan sonra, Avrupali güçler bu bölgeleri parçalayip daha önce de isaret ettigimiz gibi Ortodoks Slav milletleri arasinda paylastirmislardir.

Kosova Kurtulus Ordusu (UÇK)

Aslinda Arnavutlarin Slavlar karsi direnisi Osmanlilarin Balkanlardan çikisiyla birlikte baslamistir. Bu direnis I. ve II. dünya savaslari sirsainda da devam etmistir. Ancak II. dünya savasindan sonra komunistlerin eski Yugoslavya'yi hakimiyetleri altina almalariyla birlikte, Arnavut direnisi Arnavut topraklarinin disina çikmis ve özellikle Batiya giderek orada Yugoslav hükümetine karsi siyasi açiklamalarla varligini sürdürmüstür.

Gerçek anlamiyla bir özerklik olmasa da komunizmin döneminde Arnavutlara verilmis olan özerklik 1989'da simdiki lider Slobodan Miloseviç tarafindan geri alinmistir. Bunun sonucunda Kosova halkina daha önce görülmedik siyasi baskilar ve zulümler yapilmaya baslamistir. Örnegin polis, ordu, üniversite ve kültürel kuruluslar gibi bütün resmi dairelerde memur olma Arnavutlar için imkansiz olmustur. Iktisadi yönden Sirplar Kosova'ya çok siki bir ambargo uygulamislar ve bu yüzden 1991-1996 yillari arasinda 400.000 genç çalismak için Batiya gitmek zorunda kalmistir. Bu sekilde gençlerin sayisi da oldukça azalmistir. Bütün bu baskilar sonucunda Arnavutlar Sirplara karsi askeri bir örgüt kurmk zorunda kalmislardir. 1993'te Kosova Kurtulus Ordusu tam bir gizlilik içinde kurulmustur. UÇK, Kosova'da kurulmus, ancak stratejisi Tiran ve Isviçre gibi dis merkezlerde çizilmistir. Sirplarin sadece güç ve silah diliniden anladiklarini gördükten sonra böyle bir ordunun kurulmasi artik matiki ve zaruri bir hal almistir. Bu durum daha önce Bosna'da görüldügü gibi bugün'de Kosova'da bütün dünya tarafindan görülmektedir. Kurulusu sirasinda 150 üyeye sahip olan UÇK'nin bugün kayitli üye sayisi 12.000'ü bulmustur. UÇK ilk faaliyetini gazetelere verdigi sert açiklamalarla baslatmistir. Bosna savasini sona erdiren Dayton anlasmasindan sonra UÇK Kosova'da Müslüman Arnavutlara yaptiklari zulmü durdurmalari için Sirp polis merkezlerine bombali saldirilar düzenlemeye baslamsitir. Ancak bilindigi gibi durum gittikçe kötülesmis ve 1998'in basinda Kosova'nin silahsiz halkina karsi adi konulmamis bir savas baslatilmistir.

Simdi Kosova'da Sirp güçleriyle UÇK arasinda siddetli bir savas yasanmaktadir.

Baslangiçtan günümüze kadar savasin sonuçlari:

Simdiye dek Kosova'da yasana savasta çogu kadin, çocuk ve yaslilar olamk üzere binlerce Arnavutluk öldürülmstür. Bu masum insanlarin öldürülme sekli Bosna'da oldugu gibi biçaklarla kesme, yakma, top ve uçaklarla bombalama ve benzeri sekillerde olmaktadir. Bu vahsice katliamlar bu yilin (1998, M.K.) Subat ayinda baslamistir. Simdiye dek akibeti bilinmeyen binden fazla kayip vardir. Sirplarin kontrolünde bulunan birçok bölgede yollarda ve açikta yatan çok sayida ceset bulunmakta ve Sirplar bunlarin defnedilmesine izin vermemektedir. Simdiye kadar 15.000 köyün tamamen, baska birçok sehir ve köyün ise kismen yikildigi bilinmektedir. Örnegin nüfusu 10.000 olan Deçan sehri barbarca bombalanmis ve tamamen bosalmistir. Sirplar insanlari öldürmekle kalmayip, bölgedeki Arnavutluklarin temel gida maddesi olan hayvanlari da öldürmektedir. Yine Sirplarin barbarca uygulamalarindan birisi de bir yere girdikleri zaman önce oranin camisini yikmalari, sonra insanlari öldürmeye baslamalaridir.

Simdiye kadar Sirp yetkililer, bölgeye hiçbir uluslarasi inasni yardim veya tedavi kuruluslarini sokmamaislardir. Kosova'dan göç edenlerin sayisi 50.000'e ulasmistir. Bunlarin 35.000'i Arnavutluk'ta, 15.000'i Karadag'a göç etmistir. Karadag'a göç edenlerin durumu Arnavutluk'a göç edenlerin durumundan daha kötüdür.

Bütün bunlara ragmen dünya ve özellikle batili ülkeler burada olanlara ses çikarmamaktadir.

Nato ittifakinin kararlarindan açikça belli oldugu gibi Nato güçlerinin Arnavutluk ve Kosova sinirini ww'tan gelecek herhangi bir yardimi engellemek için gözlemek istedigini anliyoruz. Nato'nun Arnavut topraklarini bölme ve Arnavutlari Balkanlardan atma hususunda takindigi tutum garip degildir. Bu tutumun esasi 1878'de yapilan Berlin konferansi kararlaridir. O konferansta bugün Sirbistan topraklarinda bulunan Nis'ten Kosova'daki Metrovitsa'ya kadar uzanan bölgede yer alan 8 sehir ve 600 köyün Sirplara teslim edilmesi kararlastirilmistir. Dün oldugu gibi bugün de Batinin Müslüman Arnavutlari Balkanlardan kovmak veya diger milletlerin içinde azinlik haline getirmek istedigini görüyoruz.

Her an Kosova olaylariyla ilgili haberleri izlemek gittikçe zorlasmaktadir. Öldürülenlerin ve göç edenleriin sayisi durmadan artmaktadir. Son olarak, Islam alemini, Kosova'daki kardeslerine yardim etmeye ve arkasinda yüzbinlerce sehir birakan ikinci bir Bosna yasanmamasi için duyarli olmaya çagiriyoruz.

Kaynak: Yürüyüs dergisi, sayi 1, Aralik 1998






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Mesajınız:

Reklam
 
 
Bugün 1 ziyaretçi (30 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=